Hayattan beklentim üzerine…

Bir şehrin yine ona ait olan bir köyünden 100 dönüm yer aldım. Bir tane ev dikip, önüne ceviz ekip orada yaşamak üzerine planlarım var. Son iki senedir yatırımım bunun üzerinedir. Devlet ile işim olmayacak, güneş panelleri, sondajlar vs. vs. Belki 3-5 de koyun alırım, o kadar. Emin olun fazla bir beklentim kalmadı hayattan. Bugün şunu da yapamadım ya diyebileceğim çok az şey var. Onları da ömrüm yeterse yaparım.

Birilerine bir şeyleri anlatmaktan çok sıkıldım. Fikirlerden bıktım, ideolojilerin anasını avradını silkeleyim. Siyasi partilerin hepsini bir araya getirsen yine bir bok olmaz. Ekonomi desen çocuklar yönetiyor. Irkçılık üst düzeyde, insanın insana saygısı kalmamış, bırakın insanı küçüğün büyüğe saygısı kalmamış. Fakir daha çok fakir olmuş, zengin daha çok zengin. Arada kocaman bir uçurum var. Bireylerin kaybedecek bir şeyi kalmamış, bu da aptal cesareti yapmış. Ooooof bir sürü örneğim var.

Ülkeyi terk etmek istemiyorum. Emin olun şu dakika gidecek imkanım var. En iyisi insanlardan uzak bir yere yerleşmek. 20 senedir çalışıyorum. Hatta 21 de olabilir. Ne kadar çalışırsam çalışayım huzuru satın alamıyorum. Bugüne kadar çalıştığımla 100 dönüm bir alanda huzuru satın alabileceğim düşüncesine kapıldım. Umarım haklı çıkarım. Orada da bulamazsam bu ülkede durmamın bir anlamı kalmayacak.

Sonra devam ederim. Şimdilik bu kadar.

Hikaye (Ağır duygu sömürüsü içerir)

Başlığa bakmayın. Bir ara neden bu kadar duygusuz ve soğuk kanlı bir insan olduğumu anlatan bir hikaye yazacağım. Ölürsem birileri okusun. Haaa bundan dolayı demek desinler. Anlatarak çözemiyorum, konuşmaktan çok sıkıldım. Yazayım, daha kolay olur.